Bazen bir metin, insanın iç âlemine göru¨nmez bir kapı aralar; okur, o kapıdan geçerken aslında bir hikâyeye değil kendi varoluşunun kuytu bölgelerine de adım atar. Sadık Yalsızuçanlar’ın anlatı du¨nyası, tam da bu eşiğin kıyısında başlar ve dışarıdan bakıldığında sakin ve duru, içine girildikçe katman katman genişleyen, sezginin ve du¨şu¨ncenin birbirine karıştığı bir derinliğe uzanır.
Çayır Kuşunun Feragati, yirmiyi aşkın hikâye boyunca varlığın ince titreşimlerini, insan ruhunun gizl