Hayatta en çok çayi seven, yillarca Jean-Jacques Rousseau, Sokrates okudugu halde dönüp dolasip babaannesinin laflarini hatirlayan, gündelik dertleri önemsemeyen, üsengeçlikte sinir tanimayan bir genç adam; Beyinsiz Adam. Neredeyse hiç görüsmedigi ve onu evlatlik aldiklarindan süphelendigi anne babasi, onun için üzülen ancak mahallenin dedikodularindan firsat bulup da pek ilgilenemeyen babaannesi, kirayi ödeyemedigi için kapisini sik sik çalan ev sahibinden baska kimsesi yok; gerek de yok z